Başkan Keleş'ten Vali'ye mektup

Cumhuriyet Halk Partisi Sakarya İl Başkanı Ecevit Keleş, hafta başında göreve başlayan Sakarya Valisi Çetin Oktay Kaldırım'a 'Şehrimize hoş geldiniz' diyerek açık bir mektup yazdı.

Keleş, yazdığı açık mektubunda şu ifadelere yer verdi:
"Sayın Valim ;

Ben Cumhuriyet Halk Partisi Sakarya İl Başkanı Ecevit Keleş. Şehrimize hoş geldiniz. Yükünüz ağır, işiniz çetin, gücünüz kıla bağlı, Allah yardımcınız olsun.

Her şeyden evvel Sakarya’nın, Sakaryalının yararına her iş ve kararınızda yanınızda olacağımızı ilk söz olarak şimdiden beyan ve taahhüt ederim.

Yıllardır hak ettiği değeri, yatırımı göremeyen kalabalıklar içinde yalnız bir şehre geldiniz. Şüphesiz ki size aksi iddia edilecektir. Halkla iç içe olan bir yönetici olarak gerçeği halktan öğrenebilirsiniz.

Sonda denecek sözü başta diyeceğim; Buraya gelen valilerin sonu merkeze çekilmek oluyor. Sizi sorduğumuz dostlarımızdan aldığımız bilgiler ışığında başarılı geçmişinizi Sakarya valilerinin makus kaderine çevirmemek yine sizin elinizde.

Bunun için, bu hataya daha önce düşenler gibi kişisel geleceğinizi bir siyasi partinin geleceği ile birleştirmemek öncelikli bir gereklilik. Unutmayın ki siz Türkiye Cumhuriyeti’nin valisisiniz. İş ve işlemlerinizde en yüksek uzlaşıyı esas alacağınızı umut ediyorum. 

Sakarya günümüzde 2 saat içinde 30 milyon nüfusa ulaşabildiğiniz konumu ile 2300 yılı aşan tarihi boyunca olduğu gibi bugün de tüm önemli kara / deniz / hava (göç/ticaret/askeri) yolların bir kavşak noktasıdır.

Sakarya’nın tarihsel bir gerçeği de senede üç hasat yapılabilen mümbit topraklardır. Doğru bir planlama ile yaşanılan salgın sürecinde önemi daha da artan tarımsal üretimin önce Marmara sonrasında Türkiye’deki merkezi olacak bir ildir. Sakarya Marmara’nın gıda deposu olabilir.

Bu konuda Kırsal Kalkınma, organik tarım konularınızdaki eğitim ve geçmişinizin önemli olduğunu düşünüyorum. Umut ederim ki Sakarya tecrübelerinizden ziyadesiyle yararlanma fırsatı bulacaktır.

Her şeyden evvel Sakarya bir deprem kenti. Yaklaşık her otuz yılda büyük bir deprem oluyor. Son depremin üzerinden 21 yıl geçti ve depreme hazırlık adına hiçbir şey yapılmadı.

Eğer kent merkezinden başlayarak bir şehir planı yapılmış ve bu yapılan konutlar bu plana göre şekillenmiş olsaydı şimdi bambaşka bir Sakarya olurdu. Ama rant daha önemliydi çünkü şehirdeki çürük konutların sahipleri Sapanca ve Serdivan’daki villalarına çekilirken buralarda dar gelirli kiracıları oturuyorlar. Onların hayatı ise bir rakamdan ibaret.

Rant uğruna şehri verimli tarım alanları üzerine genişletme mantığı tüm hızıyla devam ediyor. Hem deprem riskini büyütüyor hemde geleceğimiz tarım arazilerini yok ediyoruz. Belediyelerimiz bakanlıktan tarım arazileri için Kamu Yararı kararı aldırmak için çırpınıyor. Şehir merkezi acilen yerinde dönüşüm mantığıyla kentsel dönüşüm odaklı baştan planlanmalı.

Bir yandan tarım alanları böyle talan edilirken Büyükşehir Belediyesi ’de şirket kurup çiftçiye rakip olma derdinde. Yani her şey rant. Büyükşehir’in tarım vizyonu da her Cuma şehir merkezindeki bir musluktan bal diğerinden süt akıtıp vatandaşı elinde kaplarla sıraya dizmek. Muhtaç edip bahşetmek en vazgeçilemeyen siyasi yöntem.

Sakarya için tarım vazgeçilmez bir noktada olsa da gelişmeler hiçte iç açıcı değil. Yapılmakta olan Kuzey Marmara Otoyolu onbinlerce dönüm mutlak tarım arazisini yok ettiği gibi bu tarım alanlarını bölmesi büyük bir tehlike. Daha da kötüsü rant sevdalıları İstanbul’un zehirli sanayisini Sakarya’nın bu mümbit topraklarına taşımak için kapalı kapılar ardında pazarlıklar peşinde. Bu Sakarya’nın ve Türkiye’nin intiharıdır.

Sayın valim, daha önce büyükşehir belediyemize üç kez öneride bulunduk. Belediye olarak çiftçiye rakip olmayın onlara ürünlerini pazarlama konusunda öncü olun. Teknik destek ve eğitim programları düzenleyin. Gübre, tohum, mazot destek programlarıyla çiftçimize güç katın. Sözleşmeli tarıma öncülük ederek toplu üretime kapı açın dedik ancak dikkate alınmadık.

Bir kez de sizin aracılığınız ile söylüyoruz hemen dibimizdeki Türkiye’nin en büyük pazarına İstanbul’a (yakınımızdaki Ankara’ya) çiftçimizin ürünlerini ulaştıralım. Kırşehir belediye başkanı İstanbul ve Ankara’yı doyurmak istiyoruz derken İstanbul Büyükşehir Belediyesi Adana’dan, Mersin’den ve diğer illerden ihtiyacını karşılayana kadar yanında Sakarya var biz büyükşehire desteğe hazırız.

Şeker fabrikası Bank Asya y’a FETÖ’ye hediye edilmişti. Tank Palet fabrikası bila bedel katar ordusuna teslim edildi. Şimdi sıra TÜVASAŞ’a geldi. Bu şehir için fabrikadan öte anlamları olan fabrikalar teker teker talan ediliyor.

Özel sektöre ait ülke çapındaki fabrikaların ilimize faydası da devede kulak. Sakaryalı asgari ücretle çalışıyor kazanç, vergi büyükşehirlere gidiyor birde bu şirketlerin aldığı vergi iadelerinin bedelini Sakarya ödüyor.

İller bankasından deprem hasarlarını gidermek amaçlı alınan kredilerin faizlerini biz Sakarya olarak halen öderken komşumuz Kocaeli ödemiyor.

Bu şehre özellikle Ankara tarafından gelenler bir kasabaya girer gibi 5m lik bir yol ayrımı (sapağı) ile şehre giriyorlar. Unutulmuşluk şehrin girişinden başlıyor.

Karasu-Adapazarı (Arifiye) demiryolu hattı ülke çapında soygun. Güncel fiyatlar ile 860 milyon TL çöp olmuş durumda. Hesap dahi sorulmadı.

Sağlık ve yatak sorunu ayyuka çıkmış durumda. Dengimiz illerin çok gerisindeyiz. Tek yapılan şehir hastanesinin nereye yapılacağına yönelik parti içi çekişmeler.

Valiliğin ve konutunuzun bulunduğu Yenikent bölgesi öncelikli ve acil olmak üzere bu şehrin birde ulaşım sorunu var. Yenikent bölgesinde oturanlar saati gelse de dolmadıysa kalkmayan otobüslerde balık istifi evlerine gitmeye mecbur bırakılıyorlar yıllardır. Bu bölgeye raylı ulaşım şart ancak büyükşehir oyuncak tren (nostaljik tramvay) peşinde. Bunun yanında Sakarya’nın ilçelerinin %70 ine Büyükşehir Belediyesinin otobüs hizmeti bile yok.

Ruhsuz bir kente geldiniz sayın valim. Şehrimizde kültür sanat etkinliği saraya yakın görüş bildiren kişilerin büyükşehir tarafından kapalı salonlara getirilip konuşturulmasından ibaret. Bu şehir 30 sene önce ülkenin dört yanından gelen halk oyunları ekiplerinin, sanatçıların yaz boyu süren etkinliklerinden bu düzeye düştü. Sahneleriyle kültürel etkinliklerin ve eğitimin merkezi olacak bir kültür merkezimizde yok bir milyon nüfuslu Sakarya’mızda.

Hem uzatmamak hem de sıkmamak adına samimi duygularımla aklıma gelenler ışığında iyisiyle kötüsüyle Sakarya’yı özetlemeye çalıştım size. Mutlaka eksiğim olmuştur bu sebepledir ki halihazırda Sakarya’yı yöneten kadroların aksine en geniş uzlaşıyı sağlamanızı talep ediyorum.

Uzun süreden beri görülmeyen şekilde umut vaad eden bir vali olarak şehrimize geldiniz. Bu umudu kırmayın !

Şeyh Edebali’nin dediği gibi İnsan bir kere oturdu mu, yerinden kolay kolay kalkmaz. Kişi kıpırdamayınca uyuşur. Uyuşunca laflamaya başlar. Laf dedikoduya dönüşür. Dedikodu başlayınca da gayri iflah etmez. Dost, düşman olur; düşman, canavar kesilir !

Sayın Valim; önderliğiniz altında Sakarya Modelini oluşturalım. Bu şehir adına sözü olanları toplayın onlardan Sakarya’yı Sakarya için önerilerini dinleyin. Bir partinin değil, devletin, milletin valisi olacağınızı umut ediyorum. Her kesimin etki alanında Sakarya adına çalışmasının öncüsü siz olun, baş olun önder olun. Tekrar Türkiye mozaiği olan Sakarya’mıza hoş geldiniz."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.