Dikbayır’dan ‘Af Yasası’na sert eleştiri

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayırmeclise sunulan af yasası hakkında açıklamalarda bulundu. Dikbayır açıklamasında af yasasının daha önce masaya yatırıldığını ancak koronavirüs bahanesiyle gündeme getirildiğini savundu. Milletvekili Dikbayır yaptığı açıklamada; “Tüm dünyayla birlikte, ülkemizin de amansız bir mücadele yürüttüğü Covid-19 salgını dolayısıyla tedavi gören vatandaşlarıma şifa dileklerimle başlamak istiyorum. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza da Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Şunu biliyoruz ki bu günler geçecek. Geçecek ama ardında yorgun bir millet bırakacak. Acıdan yorgun, endişeden yorgun, hayat şartlarından yorgun, işte yorgun, aşta yorgun, belki de en önemlisi, ülkeyi yönetenlerin ve ortaklarının yalanlarından yorgun bir millet bırakacak ama müsterih olun, bunu da atlatacağız.

FİKRİMİZİN ARKASINDAYIZ

Türkiye böylesine büyük bir mücadele içindeyken, iktidar ve ortağı, kimlere ne söz verdiyse, yüce meclisi örtülü af meselesiyle meşgul ediyor. Yangından mal kaçırır gibi salgın hastalığı bahane ederek tam da bu zamanda meclis genel kurulu bu konuya odaklandı. Salgın gerekçesiyle, sağlık gerekçesiyle yeniden masaya sürülen infaz yasasıyla ilgili olarak, İYİ Parti’nin görüşleri kamuoyunun malumudur. En başından beri altını çizdiğimiz gibi, biz; Kadına şiddet uygulayanların, çocuk istismarcılarının, uyuşturucu baronlarının, Devletimize başkaldıran gençliğinin baharında ki evlatlarımıza mermi atan alçak teröristlerin, Cumhuriyete ve Mustafa Kemal Atatürk’e dil uzatanların affına kesin ve net bir dille ve şiddetle karşıyız. Başından bu yana bu fikrimizi açıkça ilan ettik, hala da kapı gibi arkasındayız. Ancak, bir dediği bir dediğini tutmayan fikri fakirler, kırmızı çizgilerimizden rahatsız olmuş olacaklar ki, damarları şişinceye ve yüzleri kızarıncaya kadar yalan söylemeye devam ediyorlar.

MİLLETİMİZİ KANDIRMAYA ÇALIŞIYORLAR

Dikbayır, affın 1 buçuk yıl önce masaya getirildiğini ve millete yalan söylenildiğini ifade ederek; “Fikrini bu kadar açıkça ifade eden bir siyasi partiyi, terör örgütleriyle ve olmayan ittifaklarla yan yanaymış gibi göstermeye kalkmak, söyleyecek sözleri olmadığının en net ispatıdır. İYİ Parti, ortaya çıkan sağlık şartları bahane edilerek yeniden ısıtılan bu kanun tasarısında hiçbir boşluk bırakılmaması gerektiğini, Başta teröristlere, uyuşturucu baronlarına, torbacılara, çocuk istismarcılarına, Ceren’lerin katillerine de yaramaması için enine boyuna konuşulması gerektiğini ısrarla ve net bir dil ile söyledi. İktidar partisi ve küçük ortağının sözcüleri de bülbül gibi şakıyarak utanmadan-sıkılmadan yalanlar söyleyerek milletimizi cambaza baktırıp kandırmaya çalışıyor. Bir defa tasarının adını Korona Affı koydular. Bu büyük bir yalandır. Bu tasarı küçük ortak tarafından 1 buçuk yıl önce masaya getirilmişti. O zamanlar Korona mı vardı? Böylesi bir melaneti bile, siyasi kurnazlığa malzeme edecek kadar basit davranıyorlar.” şeklinde konuştu.

KORONA BAHANE OLDU

“Hatırlayın, küçük ortak af tasarısını gündeme getirdiğinde, 23 Eylül 2018 günü sayın Cumhurbaşkanı ne dedi; ‘Bu konudaki temel ilkemiz şudur; eğer bir suç devlete karşı işleniyorsa, devletin bunu af yetkisi olabilir. Fakat şahıslara karşı işleniyorsa, bunun af yetkisi devlette değildir. Bunu affedebilecek merci, o şahısların, mazlum, mağdur insanların ta kendisidir.’ Aynen böyle dedi. Ne olduysa oldu, Korona da bahane oldu, 1.5 yıl önceki af sevdası yeniden peydah oldu. Evet, bir kere daha net ve altını çizerek söylüyoruz. İnfaz Yasası’nda bazı eksikler var. Düzeltilmeli. Ancak bunu, torbacının, canilerin, ahlaksızların da faydalanabileceği bir hale dönüştürmek, o torbacıya ortaklık, o caniye yataklık ve o ahlaksızlığa ortaklık olur. Az önce de ifade ettim. Çıkan Korona Affı diyor. Bunun adı Korona Affı falan değil. İlk ortaya çıktığında korona mı vardı da bu adı kullanıp, algı operasyonu yapıyorsunuz. Bu affın adı açık ve net, torbacı ve cani affı. Hala, o suç yok bu suç yok diye yalan söylüyorlar. Herkes hukukçu değil elbette. Ama hukukçular biliyor ki, iktidar ve ortağının getirdiği haliyle yasalaşırsa, o torbacılar da, o caniler de, o ahlaksızlar da bundan faydalanacak. Ama öyle faydalanacak ama böyle faydalanacak. İşte İYİ Parti bu noktada açık ve net bir tavır sergiliyor. Buna engel olmak için mücadele ediyor. Daha önce de attıkları iftiralar boyunların da asılı dururken iktidar bülbülleri bir kere daha zavallı bir halde utanmadan yalan söyleyip, İYİ Parti’nin adını terör örgütleriyle birlikte anma ahlaksızlığına düşüyorlar. Beyler, hatırlatayım; Kırmızı çizgilerimiz arasında, Teröristler de var. Cumhuriyet düşmanları da var. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e dil uzatmaya cüret eden nankörler de var. Dolayısıyla, ne kadar yalan söylerseniz söyleyin, İYİ Parti kumaşından, yalanlarınızdaki işbirliği çıkmaz. Çünkü, o öyle bir kumaştır ki; İYİ Parti, üç-beş oy için teröristin mesajını devletin televizyonunda yayınlatmaz. İYİ Parti, ortağına şirin görünmek için bu saçmalığı savunmaz.

GERÇEK APAÇIK ORTADA

Yasaya karşı çıktıkları için haksız yere suçlandıklarını dile getiren Dikbayır; “Çünkü İYİ Parti’nin kumaşı; Devletin kırmızı bültenle aradığı teröristi devletin televizyonunda konuşturmaz. Çünkü İYİ Parti’nin kumaşı; Bu milletin evlatlarına kıyan alçak canilere kol kanat germez. Çünkü İYİ Parti’nin kumaşı; Hiçbir ferdinin, Milletin evlatlarını zehirleyen çetelerle yan yana gelmesine müsaade etmez. Anlayın artık. İşte bu nedenledir ki; Benim Genel Başkanım “Megri megri” diye ağlamadı. Benim Genel Başkanım, Çadır mahkemelerinden teröristler rahatsız olmasın diye ülkemizin kurucu lideri M. Kemal Atatürk ün resmini ve Türk bayrağını indirtmediği gibi indirenlere de avazı çıktığı kadar bağırdı. Benim Genel Başkanım tam da 29 Ekim günü evlatlarımıza mermi sıkan PYD’yi bu topraklardan geçirip yemek lahmacun ısmarlamadı. Benim Genel Başkanım, Barzani’nin başındaki konfetileri temizlemedi. Benim Genel Başkanım, teröristlerle masaya oturmadı. Buradan iktidara ve küçük ortağının borazanlarına sesleniyorum; Bu gerçek apaçık ortadayken; Caniye yataklık, torbacılara ve ahlaksızlığa ortaklık için aralık kapı bırakan tasarınıza itirazımız üzerinden, haksız-hayasız ve hadsiz ithamlarda bulunamazsınız. Biri çıkıyor; İYİ Parti uyuşturucu baronlarının affını istiyor diye yalan söylüyor, Ortağı çıkıyor, teröristlerin affını istiyor diye yalan söylüyor. Hayatlarında ve siyasetlerinde KIRMIZI ÇİZGİSİ kalmamış, hayatları ve siyasetleri pembeleşmiş adamlar, İYİ Parti’ye ve onun saygıdeğer Genel Başkanı’na dil uzatıyor. Meral Akşener’in Milliyetçiliği’nin, vatan sevgisinin zekatı bile size bir ömür yeter. Sonra da hatırlatayım ki; Genel Başkanımızı ve partimizi anmadan önce, ağzınızı-yüzünüzü, varsa vicdanınızı ve yüreğinizi de iyice dezenfekte etmeniz lazım.” dedi.

MİLLETİN SAĞLIĞIYLA OYNADINIZ

Dikbayır, “Ülkede yanlışları işaret eden muhalefetle uğraşacağınıza, Kara Cuma’nın sorumlusu iktidara iki laf edin arkadaş” diyen Dikbayır; “Yasağa iki saat kala duyuru yapıp, milyonlarca insanımızı sokağa döküp, salgını büyüten sorumsuzluklara, beceriksizliklere laf edin. O rezalete sebep olan kararı Sayın Cumhurbaşkanının talimatıyla ilan ettiğini söyleyip, sonra da Cumhurbaşkanının sorumluluğunu perdelemek için istifa tiyatrosu sahneleyenlere iki çift lafınız olsun. Salgınla mücadele süreci mükemmel yürüyordu diye yalan söyleyip, Kara Cumadan da Cumhurbaşkanını sıyıran şovmenlere, İyi de milletimizin sağlığıyla, canıyla oynadınız… Ne olacak şimdi? Bu ciddiyetsizliğin sorumlusu kim diyebilin.” şeklinde konuştu.

YASA CANİ VE AHLAKSIZLARIN AFFINA DÖNÜŞTÜ

İnfaz yasasına millet adına itiraz ettiklerini belirten Ümit Dikbayır; “Kamuoyuna önce infaz yasası, sonra da korona affı diye pazarlanan bu yasa, Kasıtlı olarak yarattıkları boşluklarla, bir infaz yasası olmaktan çıkıp, torbacı, cani ve ahlaksızların affına dönüşüyor. Milletimiz adına itirazımız bunadır. Suyu bulandırmaya çalışan iktidar ve ortağına önerimiz şudur; Dürüst olun ve bu işi birbirinizin kucağına atmaktan vazgeçin. Bir gece yarısı, yasağa iki saat kala vatandaşlarımızı sokaklara dökerek, bu sorumsuz ve acemi hatanızı da Valilerimizi suçlayarak hayatıyla oynadığınız milletimizin sinir uçlarıyla da daha fazla oynamayın. O canileri, o ahlaksızları ve torbacıları yeniden aziz milletimizin arasına sokmayın. Teröristlerle ilgili duruşumuz da gayet açık; Milletin ömrüne bir virüs gibi, bir ur gibi yapışmış alçakların, virüsle olan mücadelesi onların sorunudur, bizim değil. Bizim mücadelemiz aynı zamanda, aziz milletimizin hayatına girmiş bu fikri virüslerledir. Yalan virüsüyledir. Canilik virüsüyledir. İhanet virüsüyledir. Yalanlar söyleyeceğinize sayın Genel Başkanımızın 60 gün önceden başlayan uyarılarına kulak verin. Korkmayın sadece işiniz kolaylaşır. Onun devlet tecrübesine kulak verin, hem komik hallere düşmezsiniz, hem de yolumuz düzleşir. Korkmayın.. Bunları yaparsanız yalnızca İYİ olursunuz.” İfadelerine yer verdi.

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner18

banner73