Korona virüsü artık tam gaz yol almaya devam ediyor.

4 renge bölüştürdüğümüz ülkemiz kısa zamanda kırmızıya boyanacak.

Yarım yamalak mücadele ile ancak bu kadar oluyor.

Herhalde sonunda İngiltere gibi “sürü” politikası izleyeceğiz.

Kongreler tıka basa olursa,

Maçlar oynanmaya devam ederse,

Millet Pazar yerlerinde iç içe gezerse,

Siyasiler maske mesafe ve hijyene uymazsa,

Denetime çıkan yetkililer maske ile denetim yaptıktan sonra maskesiz fotoğraf çekilirlerse biz kolay kolay kırmızıdan çıkamayız.

Sağlık uzmanları 15 gün kapanma diye bas bas bağırıyor.

Ama yetkililer duymak istemiyor.

Alınan kararlara bakıyorsunuz tamamen bir biri ile çelişki gösteren kararlar.

Nasıl olacak peki bu iş?

Neden sağlık uzmanlarının sesine kulak vermiyoruz?

Akşam 9 dan sonra sokağa çıkma yasağı başlıyor.

Millet zaten bu soğuklarda evinde oturuyor.

Ama gündüz caddeler full.

Alış verişe yerleri aynı.

Ama biz eve gelecek olan 2 misafiri düşünüyoruz.

İki misafir virüs taşıyacaksa, fabrikalarda, işyerlerinde çalışanlar, kongrelere katılanlar, spor etkinlikleri yapanlar, sokaklarda dolaşanlar bu virüsü taşımıyor mu?

Geçen gün evimin karşısındaki inşaata gelen 15 işçi bir aradaydı ve çoğunda maske yoktu.

Bunun gibi görmediğimiz kim bilir  neler var.

Ama güvenlik görevlileri sigara içmek için maskesini aşağıya indiren kişiye ceza kesmek derdinde.

Gidin Pazar yerlerine bakın bakalım sosyal mesafe korunuyor mu?

Ptt önünde maaşını almaya gidenlere, banka önlerine bir bakın bakalım mesafe korunuyor mu?

Korunma ihtimali de yok zaten.

Bakın bir hafta önce Türkiye haritasında hangi şehirlerin ne kadar riskli olduğunu gösteren harita yayınladılar.

Dün ise bu harita tamamen değişmiş durumdaydı.

Her yer hızlı bir şekilde kızarıyor.

Biz ise geçici tedbirlerle virüsü durdurmaya çalışıyoruz.

Bu nedenle Denetim maskesini üzerinizden atın.

Sağlıkçıları dinleyin ve gerçek tedbirlerle mücadele yolu çizin.

GÜZEL SÖZLER

Bir işe ne kadar az insan karışırsa, o iş o kadar çabuk biter.

Homeros

GÜNÜN FIKRASI

Temel üzgün üzgün kahveye gelip oturur.Cemal ne olduğunu sorunca açıklar:

-Fadimeyle kavga ettuk.Kalbini kırdum.Aslında o hakluydu..
Cemal bir yol bulur:

-Hadi git de özür dile,gönlünü al.
Temel hemen gider. Bir süre sonra yine üzgün gelir.Cemal şaşırıp ne olduğunu sorunca:
-Cittum,sen hakliydun karicuğum deyip,özür diledum.O da sen hakliydun deyip özür diledu.Pen dedum hayur sen hakliydun,o dedi hayur sen hakliydun.
Yine kavga ettuk

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100