Kadına şiddete hayır

ÖZEL HABER// NAZİLE AKARSU

“18 KADIN ÖLDÜLDÜ”

Eğitim-Sen Sakarya Şubesi Kadın Sekreteri Yasemin Hacıeyüpoğlu, 25 Kasım Uluslararası Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele ve Dayanışma Günü dolayısıyla gazetemize özel açıklamalarda bulundu. Hacıeyüpoğlu, “Sadece 2021 yılı Ocak ayından, günümüze kadar öldürülen kadın sayısı 285. Ekim ayı içerisinde 18 kadın cinayeti ve 19 şüpheli kadın ölümü gerçekleşti. Bu verilere baktığımız zaman bile durumumuzun ne kadar kötü olduğunu görebiliyoruz. Kadına yönelik şiddetle ilgili hiçbir kanunun yürütülmediğinin en açık göstergesidir bu sayılar. Peki, neler yapıldı? Kadın sığınma evleri açıldı. Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖMİM)  7/24 açık. Kadın beyanı esas alındı. Ancak bu söylemlerimizin hepsi, kadın şiddet mağduru olduktan sonra yapılan eylemler olduğu için şiddet tırmandıkça tırmanmaya devam ediyor. Kadın öldükten sonra yapacağımız tek şey onu gömmektir” şeklinde konuştu.

“DÜZENLEME GETİRİLMEDİ”

Kadına şiddetle ilgili cezaların uygulanmadığını belirten Hacıeyüpoğlu, “Bizdeki kadına şiddeti önleme politikası, ölüyü kaldırma üzerine kurulu. Şiddetin önlenmesi ile ilgili herhangi bir düzenleme getirilmedi. Daha da kötüsü İstanbul Sözleşmesi’nden çekildik. İşin komik olan tarafı da bizim hazırladığımız ve ülke ülke gezdirip, gururla imzalattığımız sözleşmeden çekildik. 6284 sayılı aileyi koruma kanunu da tam uygulanmıyor. Cezalar tam uygulanmıyor. Şiddet uygulayıcıları, saçma sapan sebeplerden dolayı ceza indirimi alıyor. Bu durum şiddetin tırmanması için gerekli zemin hazırlıyor. Bu durumda artmamasını beklemek ektiğimiz toprağın ürün vermemesine kızmaya benzer” dedi.

“PANDEMİDE ARTTI”

Hacıeyüpoğlu, “Geçen seneden bu yana kadınların gündeminde artan kadın cinayetleri, emek sömürüsü ve pandemi koşulları var. Hasta, yaşlı, çocuk bakımı da yine bu süreçte kadınların üzerine kalan yükler oldu. Kadınların artan bu ev içi yükü kendilerine zaman ayıramamasını da getirdi. Bu süreçte kadınlar psikolojik olarak çok fazla bunaldılar. Çalışma yaşamında da ilk işten çıkarılan yine kadınlar oldu. Tabii ki bu süreçte krizin etkisiyle birlikte kadınların yoksullaşmasından da bahsedebiliriz. Yoksullaşan kadınlar gündelik işlere, parça başı işlere yöneldi. Çocukları uzaktan eğitim olanaklarına erişemeyen kadınlar bu çaresizliğin içinde kendi çarelerini yaratmaya çalıştı, eksiklikler dertleri katladı. Şiddete maruz kalıp şiddet faili evde olduğu için yardım talep edemeyen ve öldürülen kadınların haberlerini duyduk. 25 Kasım 2021’i bu gerçeklerle karşılıyoruz” şeklinde konuştu.

“BİR ŞEY YAPIYOR MUYUZ?”

Kadına şiddeti önlemekle ilgili bir derdin olmadığını belirten Hacıeyüpoğlu, “Kadın kocasından şiddet görüyor, gece vakti karakola gidiyor. Polis memuru, ‘Kocana geri dön yoksa gene döver’ diyor.  Kadının iş çıkışında ayrıldığı eşi tarafından servisi kurşunlanıyor. Adamı şikayet ediyor ama adam akşamına serbest bırakılıyor. Bu durumda kadına şiddeti önlemek için bir şey yapıyor muyuz? Kadına yönelik şiddeti ve cinayetleri durdurmak gibi derdimiz var mı? Öyle bir derdimiz olmuş olsaydı yapmamız gerekenler çok basit, İstanbul Sözleşmesi’ni yeniden yürürlüğe koymalıyız. 6284 sayılı yasa etkin olarak uygulanmalı. Cezalar caydırıcı olmalı. Devlet büyükleri kadına yönelik şiddetle ilgili yorum yaparken cümlelerine dikkat etmeli. Aslında devlet politikaları ile kadına yönelik şiddet oldukça azaltılabilir. 25 Kasım’da dile getirilebilecek tüm sorunlar tüm kadınların dilinde, aklında ve her an karşısında” ifadelerini kullandı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100

banner99