banner66

“Türkler yaptıysa kesin kötüdür”

HİLAL KARINCALI

“Türkler yaptıysa kesin kötüdür” diye bir ön yargı ile yaklaşılıyor

BACASIZ SANAYİ ASLINDA TEKNOLOJİ

Yazılım sektörünün sorunlarına ve gelişmesi noktasında yapılması gereken noktalara değinen Argede Bilişim Teknolojileri firma yöneticisi Faruk Şengün, “Yazılım sektörüne daha fazla yatırımlar yapılmalıdır. Global çağdayız ve yapılacak çok iş var. Bunun için de önce bu sektördeki iş istihdamını arttırabilecek çalışmalar yapmalıyız. Meslek liselerine daha fazla yatırımlar yapmalı ve destek sağlamalıyız. Çekirdekten gelen kişi her zaman daha fazla tercih edilmekte. Teknik personel olursa, işte o zaman yapmak istediğin projeyi rahatlıkla üretebiliriz ve ülke olarak başarılı işlere imza atarız. Ülkemizde 1.8 Milyar Dolar’a oyun şirketi satıldı. Bu çok büyük bir katma değer demektir. Gelişmiş ülkelerin elinde teknolojik silahları var; Google, Apple, Instagram, WhatsApp ve Samsung gibi. Saymaya kalksak bitmez. Bugün Apple değeri dünya üzerinde birçok ülkenin mali değerinden daha büyüktür. Üretip ihraç ederek satmamız ve büyütmemiz gerekmektedir” dedi.

“BİZ NELER YAPIYORUZ?”

10 yıldır Sakarya’da faaliyet gösterdiklerini dile getiren Faruk Şengün, “Argede Bilişim Teknolojileri 2010 yılında Sakarya şehrinde kuruldu. 2013 yılından beri Sakarya Üniversitesi Teknokent’te faaliyet göstermekteyiz. 15 kişilik bir yazılım ekibine sahip Argede Bilişim Teknolojileri son üç yıldır Amerika, İsviçre ve Taiwan ülkelerine yazılım ihracatı yapmaktadır. Proje bazlı çalışan şirketimiz kendi Ar-Ge çalışmaları ile Sanayi Bakanlığı, KOSGEB ve İŞ-KUR gibi devlet kuruluşlardan destek almaktadır. 2010 yılından bu zamana kadar birçok yazılım projeleri yaptı. Amacımız ülkemize katma değeri yüksek ürünler üretebilmek” şeklinde konuştu.

“KATMA DEĞERİ YÜKSEK ÜRÜNLER ÜRETMELİYİZ”

Nesnelerin İnterneti (IOT) ile Otonom Araç yazılımları üzerine proje hazırladıklarını ve büyük yatırım yaptıklarına değinen Şengün, “Otonom Araç yazılımları üzerinde çalıştığımız iki projemiz var. Ürettiğimiz Otonom araç cihazı ve yazılımımız sürücülerinin araç güvenliği ve analizini yapmaktadır. Bu cihaz sayesinde araç içinde olabilecek bir arızanın detaylarını görebilir, hava yastığının açılmasında veya araç devrilmesinde en yakın servise ve belirlediği bir telefon numarasına bilgi göndererek sürücülerin güvenliğini üst seviyede katkı sağlamaktadır. Tabii bu projeler hemen olmuyor. Tersine mühendislik yaparak geliştirdiğimiz projemize yüksek miktarda bir Ar-Ge maliyeti harcadık. Harcadığımız miktar yaklaşık 1,5 milyon TL civarında. Sıfırdan bir şeyler yapmak kolay olmuyor maalesef. Bizim burada şirket olarak hedefimiz tamamen yapılan projenin kendimizin olması. İlerleyen zamanda kendi yerli arabamız için de faydalı olabileceğini düşünmekteyiz. Biz üretebilmeliyiz, kimseye bağımlı kalmadan yapabilmeliyiz bunları. Elektronik tasarımından mobil yazılımına kadar her şeyi kendimiz yapıyoruz. Farklı teknoloji projeleri geliştirip, satışını sağlayarak, finans kaynakları oluşturuyoruz ve AR-GE çalışmaları yapmaya devam ediyoruz” dedi.

“HIZLI PARA KAZANMA DÜŞÜNCESİNDELER”

Bir çok firmanın üretmek yerine hızlı para kazanma düşüncesinde olduklarını ifade eden Faruk Şengün, “Firmalar ellerindeki katma değeri kullanmak yerine, nasıl hızlı para kazanırım düşüncesindeler. Para bugün kaybedilir, fakat sonra tekrar kazanabileceğiniz bir araçtır. Önemli olan ülkemiz için şirketlerimizin değerli ve önemli işler yapması. Birçok ülkede teknoloji ve yazılım anlamında büyük işler yapılıyor. Peki biz niye bunu yapamıyoruz? Proje başvuruları yapıyoruz. Toplantı sırasında  ‘bunun benzeri Çin’de yapılıyor ne farkı var ki’ oluyor. Böyle bir zihniyetle ilerlememiz mümkün değil. Tamam Çin’de var, fakat Türkiye’de yok ve neden bizde de olmasın? Neden biz kendi ürettiğimizi kullanmayalım? Böyle durumlarda elbette ister-istemez gardımız düşüyor. Fakat tekrar projelerimiz ve ülkemiz için mücadele edebiliyoruz. Mücadele etmek ve başarmak zorundayız” dedi.

“MESLEK LİSELERİNE YATIRIM YAPILMASI GEREKİYOR”

Meslek liselerinin ülkemizin gelişmesi noktasında çok büyük bir öneme sahip olduğunu dile getiren Faruk Şengün, “Meslek liselerine önem verilmesi gerekiyor. Meslek lisesinden yetişim yazılım sektöründe kendini geliştiren kişiler bizim için daha önemli. Onlar işin çıraklığından geliyor ve önemli olan da bu zaten. Meslek liselerine ivedi şekilde yatırım yapmamız gerekiyor. Ülkemizin büyümesi ve teknoloji alanında büyük projelere imza atması için en önemli çıkış noktalarından biridir. Meslek liseleri pandemi döneminde büyük katkı sağladılar. Dezenfektan üretilmesi bile ülkemiz için bir katkıdır.  Düşünün bu dönemde bunları yapabilen öğrenciler , gerekli yatırımlar sağlandığında çok başarılı işler üretebilirler. Yazılım şirketlerinin önü açılması için gerçekten değer verilecekse, ilk önce meslek liselerinin tekrardan ayağa kalkması gerekiyor. SATSO kurumumuz bunun için bir girişim yaptı. Bilişim ve Yazılım Meslek Lisesi’nin kurulması için bu çok önemli bir adımdır” dedi.

“İŞSİZLİK ORANI 13,4 DEĞİL, 3,4’TÜR”

Gerçek işsizlik oranının daha düşük olduğunu belirten Şengün, “Ülkemizde yüzde 13,4 oranında işsizlik var diyorlar. Hayır, ülkemizdeki gerçek işsizlik oranı 3,4’tür. Geriye kalan yüzde onluk kesim, kendini geliştirmemiş, masa başı iş isteyen ve iş beğenmeyen insanlardır.  Bu ülkenin ilk önce kıymetini bilmemiz gerekiyor. Ülkemizde evet beyin göçü var ve bunu durdurmamız gerekiyor. İlk önce ne iş yaparsak yapalım o işin kıymetini bilmeliyiz ve severek yapmalıyız” ifadelerini kullandı.

“HİÇ BİR PROJE GLOBAL OLMAZ”

Yazılım sektörünün çok büyük bir alan olduğunu belirten Faruk Şengün, “Teknolojide bir yazılım veya mobil uygulama bedavaysa, bilin ki orada müşteri sizsiniz. Tüm uygulamalar bizlerin hareketlerini ve konumlarını rahatlıkla kontrol edebiliyor. Yazılım sektörü keşfedilmemiş bir maden gibidir. Yapılacak çok iş var ve bunları yapmak için;  insan gücüne ve ekonomik güce ihtiyaç var. Bunların yanı sıra devletin desteklemediği hiçbir proje global olmaz ve büyüyemez. Büyürse de sonrasında başkaları tarafından ya satın alınır, ya da maşası olur” dedi.

“EKONOMİ VE ÜRETMEK”

Ekonomide yaşanan sıkıntının tutarsızlığına değinen Şengün, “Ekonomi kötüye gidiyor deniliyor. Ekonominin kötü olduğunu görebilmek için limanlardaki gemilere, yollardaki TIR sayılarına bakarsınız. Limanda gemi ve yollardaki TIR sayılarında azalma var ise işte o zaman ekonomi kötüye gidiyor demektir. Kamyon da var, TIR da var, gemi ve tren de var, fakat nasıl ekonomik sıkıntı var bu bir çelişkili durumdur. İnsanlar satın alabilecek araba bulamıyor. Teknokent’te bir çok firma teknik personel bulamıyor. Sanayiye bakın çalışacak çırak, kalfa veya usta bulamıyor. Böyle bir kıstas olamaz. Dolar çıktı, evet çıkar. 1900’lü yılların başından beri sen bir şey üretmedin ki, üretene de hayır dedin, Vecihi Hürkuş uçak yapmak için yola çıktı ve ev hapsi aldı. Devrim arabasını yaptık. Benzin koymayı unuttuk diye kaldırdık. 1994 yılında Aselsan cep telefonu üretti. Dünyanın cep telefonu üreten 9 ülkesinden biriydi. Depolarda sakladılar. Hayır ben ülkeyi bu hale getirenlere kızıyorum. Biz bu ülkede 129 günde araba yaptık. Şimdi nerde? Yok. Üretmezsek YOK oluruz ve ülke olarak üretmeye başladık. Savunma sanayisinde, yazılım sektöründe ve bir çok alanda üretiyoruz. Gaziantepli Mennan Usta, Devrim arabaları, Vecihi Hürkuş Aselsan Cep telefonları gibi çalışmalar, projeler okullarda ders olarak anlatılmalı ki, yeni gelen nesil bu ülkenin evlatlarının ne gibi zorluklardan geçtiğini ve karşılaştığını anlayabilsin” şeklinde konuştu.

“PROJELERİMİZİ GELİŞTİRMEMİZ VE DESTEKLEMEMİZ LAZIM”

Ortaya konulan projelerin altının doldurulması gerektiğini vurgulayan Şengün, “Yapacak çok iş var, fakat o işi yapabilecek ve o yolda yürüyebilecek kişi sayımız az. Devletin 1 milyon yazılımcı yetiştirme projesi var. Bu proje gerçekten çok isabetli, projeyi daha da iyileştirmemiz lazım. Eğitim alacaklara bir şeyler sunmak gerekiyor. Örneğin meslek lisesine giren birinci sınıf öğrencilerine bunu zorunlu hale getirip öneri sunulmalıdır. Öğretmenler de yazılımdaki kategorileri  belirleyip öğrenciler için uygun veya öğrencinin sevdiği bir alana yönlendirilmeli. Bunlar üzerine ödevler ve görevler vererek projeleri yapmaları istenmeli. Böylece öğrenci hem öğrenmiş, hem araştırmış olacaktır. Mezun olduğunda bir çalışma ortamında öğrendiklerini pekiştirmesi ve katkı sağlaması çok daha iyi olur bu da bir tavsiyedir” dedi.

BİZ KENDİ ÜRETTİĞİMİZİ SEVMİYORUZ

Türklerin ürettiği yazılım ya da başka alandaki projelere işlere ön yargı ile yaklaşıldığını ve bunun yanlış olduğunu ifade eden Faruk Şengün, “Bizim ülkemizde de bir şeyler yapılıyor, ama yeteri seviyede değiliz. Çalışmaya, üretmeye devam etmeliyiz. Sorun şu ki biz kendi ürettiğimizi sevmiyoruz. Türkler yaptıysa kesin kötüdür diye bir ön yargı ile yaklaşılıyor. Alman bir ürün yaptığında, Alman malı sağlamadır. Bizim atalarımız 600 yıl boyunca bu topraklarda hüküm sürdü ve bu nasıl oldu, buna sen dönüp nasıl buna hakaret edebilirsin? Türklerin yaptığı işleri başka ülkede bir vatandaş kötülese büyük olay olur. Fakat kendi insanımız rahatlıkla söyleyebiliyor. Bunlar çok yanlış şeyler. Tarihimize dönüp bakmak ve başarılarımızı gerçekten okuyarak öğrenmemiz gerekli” ifadelerini kullandı.

“HER İŞE SİYASET KARIŞTIRILMAZ”

Sağlıklı ve başarılı projeler üretirken siyasetin bu durumla karıştırılmaması gerektiğini açıklayan Şengün, “Ülkeyi geliştirecek hiçbir işe siyaseti karıştırmamak gerekiyor. Kötülemek yerine öneriler sunulması gerekiyor. Ortaya konulan projeler eğer gerçekten önemli ve değerliyse, bunu kimin sunduğunun önemi olmamalı. Ülke kazanmalı, bu milletin evlatları kazanmalı. Hep birlikte daha da geliştirip başarılar elde edilebilir. Hepimiz elimizi taşın altına koymak zorundayız. Eleştirmeden önce projeleri inceleyip, üstüne ne koyabiliriz ve neler ekleyebiliriz  bunu konuşmalıyız. Biz olmayı başarabilirsek, işte o zaman daha da güçleniriz. Sn. Aziz Sancar’ın çok güzel bir sözü var, ‘Bütün enerjinizi işinize verin. Bilin öğrenmeye çalışın. Günlük dedikodularla, politikalarla uğraşmayın.’ Evet bütün enerjimizi işe vermeliyiz” dedi.

banner76
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner18

banner73