Sağlık Bakanlığı canla başla “ virüsü nasıl durdururuz” diye uğraşırken bizlerde vatandaş olarak “daha fazla nasıl yayarız” derdindeyiz.

Bakanlık “tedbir” diyor,

Vatandaş “gezelim” diyor.

Bakanlık “ sosyal mesafeyi koruyun” diyor.

Vatandaş tam aksini yapıyor.

Sokağa çıkma yasağı ilan ediliyor.

Her yer sessiz sedasız.

Sokaklar görevliler haricinde boş.

Virüs bile bulaşacak adam bulamıyor neredeyse.

Ama yasak bir kalkıyor aman Allahım.

Vatandaş gece saat 24:00 ten sonra sokakta.

Pazartesi sanki herkes özgürlüğüne kavuşmuş gibi.

Her yer insan kaynıyor.

Ne sosyal mesafeye uyan var, ne maske takan var ne de şart şurt tanıyan var.

Bu nedenle hafta sonu tatil yapan korona virüsü pazartesi itibarıyla fazlaca çalışmaya başlıyor.

Geçtiğimiz hafta ilimizde bir fabrika iftar yemeği bile verdi.

Ürgüp’te cenaze merasimine katılan 45 kişi virüse yakalandı.

Samsun’da cenazeye katılan pozitif değerli bir hasta aynı aileden 9 kişiye virüs bulaştırdı.

Herhalde bunun örnekleri çoktur.

Ve bizim bu vurdumduymazlığımız virüsün yayılmasına hız verecektir.

Şimdi Okulların açılması, AVM’lerin açılması, maçların seyircisiz oynanması gündemde.

Okullarda sosyal mesafe nasıl sağlanacak?

Kalma yok, herkes sınıfı geçti denildi.

Sınıf geçildiyse o zaman okulları açmanın anlamı nedir?

Bu virüsün “Allah göstermesin” bir çocuğa ulaşmasıyla büyüme hızını düşünemiyorum.

Açık Pazar yerlerini görüyoruz.

İstanbul’da belirli iş alanlarını tv’lerden izliyoruz.

Bunları görüp de hala tedbirlerde yavaşlamaya gidilirse bu virüsün dönüşü o zaman muhteşem olur.

Kimse bu virüsü şakaya almasın.

Bu şakanın sonu ölüm.

Hepimiz tedbirlere uymak zorundayız.

Ve ben bizi yönetenleri sokakta görmediğim sürece bu tedbirin elden bırakılmaması düşüncesindeyim.

Hepinize sağlıklı günler dilerim.

GÜZEL SÖZLER

Yemine gerek görmeyecek kadar sözlerine sadık ol.

(Dale Carnegie)

GÜNÜN FIKRASI

Temel ava gitmiş anlatıyordu;

Uşaklar geçen gün bir kuş sürüsüne rasladum, ben diyim size sürü sen deki süpsürü. Ha oyle bi süriye rastladum. Atayirum duşiyii, atayirum duşiyii, atayirum duşiyiii. Attuk attuk attuk attukça duşiyiii yahu...
İdris hemen lafını bölmüş;
Ula Temel biliyirum senun tufeğun otomatik değil, nasil kurşundur habu yetişuyi ona yahu, atayisun duşiyii atayisun duşiyii buna nasil kurşun yetiştiriyorsun.
Eee demiş Temel ula habu karuşuklukta akluma kurşun doldurmak mi geluyi oyle, atayisun duşiyii işte.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100